Kaplumbagacik’s Weblog

Nisan 4, 2008

Gorgu kurallari

Kategori: Kategorilenmemiş — kaplumbagacik @ 12:36 pm

Görgü kuralları; toplumların inanç, eğitim, ekonomik güç, teknolojik seviye, örf ve âdetlerine göre farklılıklar gösterir. Dünyadaki toplumların görgü kuralları, değişik olabildiği gibi, zamanın geçmesi ve teknolojik ilerlemeler de bazı görgü kurallarını kaldırıp, yerlerine yenilerinin konulmasına sebep olur.

Görgüden maksat; bir toplumdaki insanların birbiriyle münasebetlerinde olgun, medenî davranışlar içinde bulunarak, fert ve toplumun huzurunu, rahatını temin eder. Ayrıca bunlar, çok sık karşılaşılan günlük işlerde bir nizam ve intizamın hâkim olmasını sağlar. Böylece toplum, belli bir rahatlığa kavuşur.

Türkler, Müslüman olmadan önceki hayatlarında görgüye çok önem vermişlerdir. Obalardan meydana gelen göçebe Türk boyları, beşeri münasebetlerini organize eden seviyeli ve ciddi görgü kuralları geliştirmişlerdir. Diğer bir adı töre olan bu davranışlar, örf ve âdetler olarak toplumda uyulan kurallardır. Uymayanlar çeşitli cezalara çarptırılırdı. Müslüman olduktan sonra, eski inanışlarının yanı sıra, görgülerinden dinimize uygun olmayan tarafları da bırakarak uygun olan davranış şekilleri almışlar, uygun olanlarını ise dinin verdiği aşk ve şevkle iyice pekiştirmişlerdir. Bu bakımdan milletimiz arasında yakın zamana kadar bu kurallar, âdeta yazılı olmayan birer kanun hüviyetini muhafaza etmiştir. Böylece seviyeli, huzurlu ve sistemli bir toplum hayatı yaşanmıştır. Bugün milletimizin çocuklarına büyük bir ihtimamla öğrettiği görgü kurallarının çoğu, asırlar öncesinden gelmektedir. Bunlar kısaca şöyledir:

Türk âilesinde evin reisi babadır. Âile fertleri babanın verdiği kararlara uyar ve onun arzu ve isteklerini yerine getirir. Anne, âilenin en saygıya lâyık varlığıdır. Evin iç düzeni ondan sorulur. Çocuklar, her zaman şefkat ile bakılır, iyi yetişmeleri için itina edilir. Dede ve ninelerin de beraber olduğu âilelerde, onların söz hakkı ve kararları daha önce gelir. Görgünün esasını büyüklere saygı ve itâat, küçüklere şefkat ve merhamet teşkil eder. Bu bakımdan her görgü kuralı bu temele göre şekillenmiştir.

Evde küçükler büyüklerin yanında daima edepli bulunur. Yanlarına izin alarak girer ve çıkarlar, kendilerine söyleneni dikkatle dinlerler. Büyüklerin sözüne izin almadan karışmazlar ve sözü lüzumsuz yere uzatmazlar. Kendilerine hitap edildiğinde, “Buyurun efendim” diye karşilik verirler.

Ana babanin yatak odalarina, kapiyi vurup izin almadan girmezler. Kardeşler, birbirine bagli ve saygilidir. Abi, abla şefkatle doludur, kendilerini küçükler karşisinda mesul hissederler. Küçükler de büyük kardeşlerine hürmet gösterir, onlarin isteklerini yerine getirirler. Onlarin sözlerini dikkatle dinleyip peki efendim, baş üstüne diyerek cevap verirler. Birbirinin eşya ve oyuncaklarini izinsiz kullanmazlar. Kendilerinde olanlardan birbirine ikram ederler. Kimseyi rahatsiz etmez, gürültü çikarmazlar.

Misafirlige gitmeden önce ev sahibine haber verilir. Kararlaştirilan gün ve saatte gidilir. Evine girerken, kapinin zilini çalarak veya seslenerek, izin istenir! Izin üç defa olur. Ilkinde ses verilmezse, bir dakika kadar sonra, ikinci defa da ses çikmazsa, üçüncü defa zile basmali, yine ses yoksa, 4 rekat namaz kilacak kadar bekledikten sonra gitmelidir! Kapi aralanirsa, aradigini sormadan önce, kendini tanitmalidir. Evde ev sahibinin gösterdigi yere oturulur. Eşyâlar, tablolar, kütüphanedeki kitaplar izinsiz kullanilmaz. Ne ikram ederse, severek kabul edilir. Ev sahibinin o günkü hâline göre, üzüntü veya sevincine ortak olunur. Onun hoşlandigi konulardan konuşulur. Çok fazla oturulmaz. Evin içinin döşenişi, eşyalarin yeri ve durumu tenkit edilmez. Giderken izin istenir, teşekkür edilir, duâ etmesi istenir ve bize de buyurun denilir.
 

Nisan 2, 2008

Guzel fikralar…

Kategori: Hahahah... — kaplumbagacik @ 10:59 am

Temel’le Cemal bir gün uçağa binmişler.Temel aşağı bakıp demiş ki:” Ula Cemal hakikaten insanlar buradan karınca gibi gözüküyor” demiş. Cemal’de “Ula salak Temel daha kalkmadık.Onlar zaten karınca” demiş.

 

Temel kaldırımda adamın birine sormuş: “Kardeş karşı kaldırım neresi?” diye. Adam şaşırmış ama eliyle de karşı kaldırımı gösterek “orası” demiş. Temel kızmış adama: “Nasıl oluyor yaw orada da soruyorum bu tarafı gösteriyorlar!!!”

  • Temel Net
    Temel iş için başvurmuş.
    - Önce bilgi testinden geçmen gerek, demişler ve sormuşlar,
    - Internet ne demektir?
    - İşe ciremedum temektur

    Temel Mevta
    Temel ölmüş. Mezar taşında şunlar yazılıymış:
    “Öleceğim dedum dedum
    Inanmadunuz.
    N’oldi?”

Temel Dursuna soruyor: -Ula Dursun sen oruclu iken kac hamsi yersun? Dursun: -Valla 100 tane yerum. Temel: -Olur mu ula ilk hamsiyi yediginde orucun bozulur, diger 99′u sayilmaz. Dursun bunu kafaya takiyor. O da yine yolda gordugu Idris’e soruyor: -Ula Idris sen oruclu iken kac hamsi yersun? Idris: -Valla 50 tane falan. Dursun: -Ula 100 tane yeseydun saa birsey anlatacaktum.is.

 

Temel bir gun bir hazine bulur ve bir tasın altına saklar. Millet anlamasın diye taşın üzerine “bu taşın altında kesinlikle hazine saklı değildir” yazar. Bir kac gun sonra idris oradan gecerken tası gorur yazıyı okur süphelenir taşı kaldırır altındaki hzaineyi bulur ve alır. Taşı tekrar yerine koyar ve taşın üstüne şu yazıyı yazar ” Bu taşın altındaki altınları kesinlikle idris almamistur”

Bir gün Temel kamyon alır.Fakat ehliyeti yoktur.Kendine bir şoför alıp yola çıkarlar.Bir kaç saat sonra komyondan garip sesler gelir.Şoför Temel’e komyonun vitesi kırıldı der: Temel sinirlenerek
-Tabiki kırulir yola çiktiğimizden beri habire vitesle oynayir duraysun. der.

 

Temel avustralyaya devekuşu avlamaya seyahata çıkıyor.Orada malzemelerin hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir virajı dönünce bakıyor 10,15 tane devekuşu.hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor.devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömüyorlar.yani kendi akıillarınca saklanıyorlar.Temel etrafa bakıyor.ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
____ulan nereye gitti bu hayvanlar?

 

Genc kız dukkana girip sırnasık tezgahtara sordu:
-Su kurdelenin metresi kaca?
Tezgahtar yılıstı:
-Bir opucuk.
-Pekala 10 metre verin.
Tezgahtarın heyecanla sardıgı kurdele paketini aldıktan sonra,genc kız arkasında duran yaslı kadını isaret etti:
-Hesabı babaannem odeyecek.

 

  • He-Man bir gun bankaya gitmis ve hesap actırmak istedigini soylemis.

Bankacı kız hesabı kimin adına actırmak istedigini sormus.He-Man cevaplamıs:

GOLGELERIN GUCU ADINA…

 

  • Bizim Temel bir trende makinist.Yine bir gun normal seferini yaparken raylarin uzerinde bir cocugun oturdugunu gorur.Birkac defa korna ile ikaz eder.Ama cocuk yerinden bile kipirdamaz. Temel dusunur “cocuga carpsam 1 kisi olecek , treni raydan cikarsam 400 kisi olecek.” ve cocuga carpmaya karar verir. Ertesi gun gazetelerde bir haber “Tren kazasi 401 tane olu.” Temel kazadan canli kurtulur ve Temele sorarlar “Nasil oldu?” Temel “iste boyle boyle oldu ve bende cocuga carpmaya karar verdim.Ama cocuk raydan cikti”.

 

  • TEK ASKER
    Manevra varmış.Temel elde tüfek yerde yatıyormuş.Komutan gelip sormuş :
    -Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel?
    Temel cevaplamış.Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan.Temel bunları da cevaplamış.
    Komutan en sonunda :
    -Ya düşman tepeden gelirse?deyince.
    Temel dayanamamış ve :
    -Habu memleketin tek askeru ben miyum komitanum daa!

 

  • Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü birde çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonrada ilk önce hangisini söylememi istersiniz diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya “Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı.” der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar “Daha kötü haber ne olabilirki ?”
    Doktor “Dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim.”

 

  • KIZAMIK
    Bey, telefonu açıp seslendi :
    -Alo…Doktor Bey, bizim oğlan kızamık.
    -Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim, kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
    -Ama doktor bey, oğlan hizmetçiyi öpmüş bir kere…
    -Ya bu fena işte…Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı.
    -Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm…
    -O… İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı.
    -Ya..sonra ben karımı öptüm…
    -Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek…

  •  

  • Banu Alkan, eski arabasını satısa çıkarmıs. Araba piyasası zaten

    durgun.250 bin kilometredeki külüstüre tek talip bile çıkmamıs..

    Savas Ay’a yalvarmıs yakarmıs, “Bana yardım et, ne olur” diye

    Dayananamıs Savas, “Sanayide su adrese git. Orda Ahmet ustaya benim

    selamımı söyle.. O bu isleri bilir. Kilometre saatini 10 bin kilometreye

    ayarlar.”Banu gitmis Sanayi Çarsısı’na.. Ahmet usta’yı bulmus. Al takke verkülah,anlasmıslar. Ahmet usta, saati 10 bine ayarlamıs.

    Aradan bir hafta geçmis.. Savas Ay, rastlamıs Banu’ya Akmerkez

    otoparkında.. Bakmıs aynı külüstürden iniyor. “Ne o hala satamadın

    mı?” diye sormus.”Deli misin sen?” diye cevap vermis Banu.. “Daha 10 bin

    kilometredeki arabamı satar mıyım ben?.”

  • (alinti)

 

Pireler

Kategori: Hahahah... — kaplumbagacik @ 10:45 am
Karadenizli bir bilim adamı pirelerle deney yapıyor.Pireye
“sıçra” diyor, pire sıçrıyor; “zıpla” diyor, pire zıpliyor. Pirenin
kanatlarını koparıyor ve zıpla diyor.zıplıyor.
Rapor 1:Pire kanatları koparılmış olarak zıpladı.
Bu defa ayaklarını koparıyor ve “zıpla” diyor hareket yok.Bir
daha”zıpla” diyor yine hareket yok.ve adam yazıyor.
Rapor 2:Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.
(http://stu.inonu.edu.tr/~ncan/fikra.html)

Karne

Kategori: Hahahah... — kaplumbagacik @ 10:43 am

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. “Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş…” diye düşünür ve oğluna seslenir:
-”Getir bakayım şu karneyi!”
-”Al baba…”
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-”Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!”
-”Baba… O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum…”

(fikralar.com)

Nisan 1, 2008

Iyiki dogdun canim kuzenim!

Kategori: Kategorilenmemiş — kaplumbagacik @ 5:13 pm

Zayiflamak için ne yapmali?(Sabah gazetesi)

Kategori: Kategorilenmemiş — kaplumbagacik @ 4:53 pm
Zayıflamak için ne yapmalı?

Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Uğurlu, şişmanlıkla mücadele için şu önerilerde bulunuyor:
* Boyunuza uygun ağırlığı hedefleyin.
* Kilolu ve şişmansanız, önce ağırlık artışını önleyin. Daha sonra ağırlık kaybetmeyi hedefleyin.
* Az yağ eklenmiş sebze, yağsız beyaz et, kurubaklagiller, yağı azaltılmış süt-yoğurt, meyve ve tam tahılları tüketerek, sağlıklı beslenin.
* Diyetisyeninizin önerdiği miktarlara uyun.
* Düzenli fiziksel aktivite yapın.
* Aldığınız enerji ile tükettiğiniz enerji miktarını dengeleyin.
* Günde en az üç öğün düzenli yemek yiyin, öğün atlamayın, öğün atlamanız bir sonraki öğünde daha fazla yemenize ve böylece daha fazla enerji almanıza neden olur. Öğünlerde enerjisi yüksek hamur işleri, tatlılar, yağlı çerezler yememeye çalışın.
* Kullandığınız yağ ve tuz miktarına dikkat edin.
* Bol su için.
* Vücut ağırlığınızı korumada davranışlarınızın önemli olduğunu unutmayın.
* Gerektiğinde uzmanlardan davranış değiştirme tedavisi desteği sağlayın.

*Zayflamanin puf noktalari.*

Kategori: Kategorilenmemiş — kaplumbagacik @ 4:41 pm

Kendinize az miktarda ancak sık aralıklı bir beslenme programı düzenleyin. Bu şekilde hem aç kalmamış olursunuz hem de daha sağlıklı kilo kaybetmiş olursunuz.

Poğaça, börek yemek yerine güne güzel bir kahvaltı yaparak başlayın.

Dışarıda yediğiniz yemeklerde daha çok ev yemekleri veya hafif ızgaralar yapan yerleri tercih edin.

Alkol ve hazır içecekler yerine limonlu veya meyveli sodaları tercih edin. Taze veya kuru meyve yemeğe özen gösterin.

Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklığı ile birlikte terleme ile kaybedilen vücut sıvılarını yerine koymak için günde 2,5-3 litre su için. Günlük posa alımınızı arttırınız. Tam tahıl ürünleri, taze sebze ve meyveye günlük beslenmenizde yer verin.

Soslu yemekler, mayonezli, soslu salatalar yerine limon, soya soyu gibi kalorisiz olanlarını kullanmaya çalışın.

Günlük yağ alımınızı azaltın.

Düzenli egzersiz yapın. Unutmayınız ki, vücut sağlığı açısından egzersizin alışkanlık haline gelmesi, düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak kadar önemlidir.

Şekerden uzak durun. Çay ve kahvenize şeker atmayarak bu işe başlayabilirsiniz.

Çok tatlı yemek istediğiniz zaman yaz mevsiminin vazgeçilmez parçası olan dondurmayı özellikle sade ve ya meyveli olanları tercih edin. Ya da sütlü tatlı tüketebilirsiniz.

Kilolar genelde karın ve basen gibi bölgelerde biriktiğinde bunu normal karşılıyoruz. Ama nedense konu kalın bacaklar olunca, durum biraz değişiyor. Genellikle kalın bacakları, vücudumuzun diğer herhangi bir bölgesi gibi, yağ birikmiş başka bir bölge gibi algılamak yerine, vücut şeklimizin bir uzantısı olarak görüyoruz. Tabii bunun sonucunda da, ortaya doğruluğu olmayan pek çok uydurma bilgi çıkıyor.

İşte kalın bacaklarla ilgili gerçekler:

Doğa, kadınları, yağ doğal olarak basen ve bacaklarda (özellikle üst bacaklar) birikecek şekilde programlamıştır.

Ama bu ancak menopoza kadar devam eder. Menopozdan sonra, kadınlar da, tıpki erkekler gibi, karın bölgesinde yağ biriktirmeye başlarlar.

Kadınların hangi bölgelerinden kilo almaya eğilimli olduklarını belirleyen etmenler arasında genler de vardır.

Eğer ailenizin kadınlarının kilolu kısımları genellikle popolarıysa, siz de poponuzdan kilo almaya meyilli olacaksınız. Tıpkı bunun gibi, kemik yapınızı ve vücut çatınızı da genlerle almanız çok mümkün.

Bunlara rağmen, vücudunuzdaki yağ oranı genle ya da herhangi başka bir yolla geçmez.

Vücudunuzdaki fazla ve kiloların tek sorumlusu sizsiniz. Bu fazlalıklara bacaklarınızdaki yağlar da dahil.

Kimse özel bir diyet uygulayarak bacaklarını inceltemez.

Eğer bacaklarınızın incelmesini istiyorsanız, o zaman bir diyet programı uygulamanız gerekiyor. Yani sadece bu bölgeleri inceltecek Basen ve Bacak Diyeti diye bir diyet bulunmuyor. Bu işe yaradığı söylenen bazı diyetler de fantaziden öteye gitmiyor.

Kimse özel egzersizler yaparak bacaklarının incelmesini sağlayamaz.

Şunu unutmayın. Ne yağ kasa, ne de kas yağa dönüşür. Egzersiz kas kütlenizi artırır ama yağı yok etmez.

Kimse hayat boyu kalın bacaklarla yaşamaya mahkum değildir.

Doğru bir beslenme programı uyguladığınız takdirde, bacaklarınız incelecektir. Siz hiç kıtlık çeken insanlar arasında kalın bacaklı birini gördünüz mü?

Peki bacaklarımın incelmesini nasıl sağlarım?

Bunu yapmanın en hızlı ve etkili yolu, yüksek miktarda karbonhidrat ve az miktarda yağ içeren bir diyet uygulamaktır.

Günlük aldığınız yağ miktarını günde 30 grama düşürün.

Bu 30 gramın en fazla 10 gramı doymuş yağ olsun.

Yemeden önce etlerde bulunan yağı iyice ayıklayın.

Bol meyve ve sebze yiyin.

Esmer ekmek, makarna, pilav, fasulye ve tahıl gibi karmaşık karbonhidratları tercih edin.

Egzersiz sağlıklıdır. Ama abartılı yapmanız, istediğinizin tam tersi bir etki yaratacaktır.

Kalın bacaklardan muzdarip pek çok kadın, soluğu spor salonlarında alarak, bu problemlerini egzersizle çözme yoluna giderler. Ancak bu çoğu zaman, bacakları inceltmek yerine kalınllaştırır. Bu nedenle egzersizi abartmadan ama düzenli olarak yaparak, yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeye konsantre olun.

Unutmayın: Bacaklarınızı inceltebilirsiniz.

Az yağlı bir diyet programı, vücudunuzdaki fazla yağı zaman içerisinde, kademeli olarak azaltacaktır. Buna bacaklarınız da dahildir. Tamamen doğal bir işlemdir ama bir gecede olmasını beklemeyin. Hatta haftalardan ziyade, aylarınızı vermeye de hazır olun ama sonunca başaracaksınız

(Alinti)

Saglikli nasil zayiflanir?

Kategori: Kategorilenmemiş — kaplumbagacik @ 4:39 pm

Kendinize yaptığınız haksızlıklara ve hatalara son verme zamanı geldi de geçiyor bile… Vücudunuzu kendinizle barıştırın! Göreceksiniz ki size hemen cevap verecek. Ayaklarınız ve nefesiniz merdiven çıkarken sizi üzmeyecek, göbeğiniz ayakkabı bağlarken görmenizi engellemeyecek. Vücudunuz şekillenecek, sırtınız acı vermeyecek, beliniz incelecek, düğmeleriniz bile sizinle barışıp, daha kolay iliklenecek. Bu arada size darılanlar olabilir tabii … Yağlar, kolesterol, şeker, alkol ve sigara gibi… Başlamak için daha fazla beklemeyin. Vücudunuza bugün bir hediye alın; bir çift spor ayakkabı, eşofman ve T-shirt mesela! Vücudunuzu en iyi arkadaşınız olan su ile de tanıştırmayı da unutmayın. Sonra da onunla yemeğe çıkın. Güzel bir ızgara balık, yeşil salata ve biraz sebze….

MEVSİMSEL KİLO FARKI

Kış aylarında insanlar ısınmak için daha yağlı ve kalorili besinlere yönelir.

Bunun sonucunda da kilo alımı kaçınılmaz bir son haline gelir. Yaz aylarında ise daha ince kıyafetlerin giyilmesiyle kış mevsiminde alınan fazla kilolar kendisini daha da fazla göstermeye başlar. Bu durum kişileri kilo vermeye yönlendirir. Kişiler, kışın aldıkları kiloları kaybetmek için acele eder ve sağlıksız diyetlere başvururlar.

Sağlıklı Zayıflamanın Yolu Dengeli Beslenmeden Geçiyor

Sağlıklı bir yaşam için hayatımızın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek önemli. Kilo vermek isteyen kişi de, zayıflama diyetini uygularken, günlük enerji alımını, bir diyetisyen tarafından kendisine özel olarak hazırlanan beslenme programı ile yapmalıdır.

Peki nasıl bir beslenme uygulamalı ki hem sağlıklı beslenelim, hem de fazla kilolarımızdan kurtulalım?

(Alinti)

çiçeklerin dili

Kategori: benimle paylastikça — kaplumbagacik @ 10:34 am
Tags:

Selale

Kategori: selale — kaplumbagacik @ 10:31 am

Sonraki Sayfa »

WordPress.com' dan Bloglar.